Voltaj Dalgalanması ve Regülasyon Davaları

Elektrik enerjisinin kalitesi ve sürekliliği, modern toplumların ve endüstriyel faaliyetlerin temel gereksinimlerinden biridir. Voltaj dalgalanmaları, elektrik dağıtım sistemlerinde karşılaşılan en önemli sorunlardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmada, voltaj dalgalanmalarının teknik boyutları, hukuki çerçevesi ve örnek vaka analizleri incelenmektedir.

Elektrik dağıtım şebekelerinde nominal gerilim değerlerinden sapmalar olarak tanımlanan voltaj dalgalanmaları, Türkiye’de alçak gerilim şebekeleri için belirlenen 230V ±%10 tolerans aralığı dışındaki değerleri kapsamaktadır. Bu dalgalanmalar, elektrikli ve elektronik cihazlarda hasarlara, üretim kayıplarına ve ekonomik zararlara neden olabilmektedir. Elektrik Piyasası Kanunu ve ilgili yönetmelikler çerçevesinde, dağıtım şirketleri şebeke gerilimini standartlar dahilinde tutmakla yükümlüdür.

Elektrik kalitesi parametreleri açısından TS EN 50160 standardı temel alınmaktadır. Bu standarda göre, gerilim değişimleri normal işletme koşullarında 10 dakikalık periyotlar için ölçülen etkin değerlerin %95’inin bir haftalık süre içinde nominal gerilimin ±%10’u içinde kalması gerekmektedir. Harmonik bozulmaların toplam değeri (THD) ise %8’i aşmamalıdır. IEC 61000-4-30 standardı ise ölçüm yöntemlerini ve cihaz özelliklerini tanımlamaktadır.

Voltaj dalgalanmalarının teknik nedenleri arasında şebeke altyapısının yetersizliği, ani yük değişimleri, atmosferik olaylar ve şebeke operasyonları sayılabilir. Bu sorunların çözümü için dağıtım şirketleri, modern şebeke yönetim sistemleri, otomatik gerilim regülatörleri ve güç kalitesi izleme sistemleri gibi teknolojik çözümler kullanmaktadır. Ancak, alınan önlemlere rağmen voltaj dalgalanmaları nedeniyle oluşan hasarlar, hukuki uyuşmazlıkların önemli bir kaynağını oluşturmaktadır.

Kusur tespitinde kritik öneme sahip teknik ölçümler şu şekilde sıralanabilir: Sürekli gerilim kaydı (EN 50160’a göre minimum 7 gün), kısa ve uzun süreli gerilim değişimleri (EN 61000-4-30 Sınıf A ölçüm cihazları ile), harmonik analizi (IEC 61000-4-7), geçici rejim analizi (EN 61000-4-30) ve fliker ölçümleri (IEC 61000-4-15). Bu ölçümlerin akredite laboratuvarlar tarafından yapılması ve kayıtların düzenli tutulması gerekmektedir.

Örnek bir vaka olarak, İzmir’de bir tekstil fabrikasında yaşanan voltaj dalgalanması incelenebilir. 15 Mart 2024 tarihinde meydana gelen olayda, şebeke gerilimi normal değerin yaklaşık %10 üzerine çıkarak 420V seviyesine ulaşmış ve dört saat süreyle bu seviyede kalmıştır. Bu durum, fabrikadaki 12 dokuma tezgahının elektronik kontrol kartlarının yanmasına ve klima sistemlerinin arızalanmasına neden olmuştur. Toplam zarar 850.000 TL olarak tespit edilmiştir.

Yargıtay’ın emsal kararları incelendiğinde, voltaj dalgalanması davalarında teknik kusur tespitinin büyük önem taşıdığı görülmektedir. Örneğin, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2022/5847 E. sayılı kararında, dağıtım şirketinin şebeke gerilimini sürekli izleme ve kayıt altına alma yükümlülüğü vurgulanmıştır. Yine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2021/3654 K. sayılı kararında, voltaj dalgalanmasının teknik standartlara aykırılığının tespitinde kullanılacak ölçüm metotları detaylı olarak ele alınmıştır.

Teknik standartlar açısından özellikle TS EN 50160’ın 5.2.2 maddesi kritik öneme sahiptir. Bu madde, gerilim değişimlerinin değerlendirilmesinde kullanılacak istatistiksel yöntemi tanımlamaktadır. Buna göre, ölçülen değerlerin %95’inin belirlenen sınırlar içinde kalması gerekmektedir. Ayrıca, EN 61000-4-30 standardının Class A ölçüm cihazları için belirlediği teknik özellikler, kusur tespitinde kullanılacak cihazların minimum gereksinimlerini belirlemektedir.

Hukuki süreç, olayın hemen ardından başlatılmış ve delil tespiti yapılmıştır. SCADA kayıtları, güç analizörü verileri ve harmonik ölçümleri gibi teknik veriler toplanmış, ayrıca trafo merkezi regülatör arızası ve koruma röle koordinasyon hatası gibi teknik sorunlar tespit edilmiştir. Bilirkişi incelemesinde, dağıtım şirketinin gerekli bakım ve kontrolleri zamanında yapmadığı, erken uyarı sistemlerinin çalışmadığı ve müdahalenin geç yapıldığı belirlenmiştir.

Dağıtım şirketlerinin teknik sorumluluklarını düzenleyen bir diğer önemli standart ise IEEE 1159’dur. Bu standart, güç kalitesi olaylarının sınıflandırılması ve ölçüm yöntemlerini detaylı olarak açıklamaktadır. Özellikle gerilim çökmeleri, gerilim yükselmeleri ve geçici olayların tanımlanmasında bu standart referans alınmaktadır.

KUSUR TESPİTİ VE TEKNİK DEĞERLENDİRMELER

Voltaj dalgalanması davalarında kusur tespiti için yapılması gereken teknik ölçümler ve değerlendirmeler, uluslararası standartlar çerçevesinde belirlenmiştir. IEC 61000-4-30 standardına göre Class A ölçüm cihazları kullanılarak yapılması gereken temel ölçümler şunlardır:

Gerilim Kalitesi Ölçümleri: 10 dakikalık ortalama değerler alınarak, en az 7 günlük süre boyunca kesintisiz kayıt yapılmalıdır. Ölçüm hassasiyeti ±%0.1 olmalı ve örnekleme frekansı en az 50kHz olmalıdır. Temel harmonikler için ölçüm belirsizliği ±%0.15’i geçmemelidir.

Geçici Rejim Analizi: Mikrosaniye mertebesinde örnekleme yapabilen cihazlarla, gerilim dalgalanmalarının yükselme zamanı, genlik değeri ve süresi tespit edilmelidir. Bu ölçümler, EN 61000-4-5 standardında belirtilen darbe (surge) dayanım değerleriyle karşılaştırılmalıdır.

Harmonik Analizi: IEC 61000-4-7 standardına göre, 50. harmoniğe kadar ölçüm yapılmalı ve toplam harmonik distorsiyonu (THD) hesaplanmalıdır. Her bir harmonik bileşen için ayrı ayrı değerlendirme yapılmalı ve IEEE 519 standardında belirtilen sınır değerlerle karşılaştırılmalıdır.

Fliker Ölçümleri: IEC 61000-4-15 standardına uygun olarak kısa dönem (Pst) ve uzun dönem (Plt) fliker şiddeti ölçümleri yapılmalıdır. Plt değeri 1.0’ı aşmamalıdır.

EMSAL YARGI KARARLARI VE TEKNİK DEĞERLENDIRMELER

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2023/1547 sayılı kararında, bir sanayi tesisinde meydana gelen voltaj dalgalanması olayında, dağıtım şirketinin SCADA kayıtlarının tek başına yeterli olmadığı, EN 50160 standardına uygun bağımsız ölçüm kayıtlarının gerekliliği vurgulanmıştır. Kararda, “teknik kusur tespitinde standardın öngördüğü 7 günlük kesintisiz ölçüm kaydının bulunmaması” eksiklik olarak değerlendirilmiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2022/8754 sayılı kararında ise, bir tekstil fabrikasındaki elektronik kart arızalarıyla ilgili davada, harmonik distorsiyon ölçümlerinin IEEE 519 standardına uygun yapılmadığı gerekçesiyle bilirkişi raporunun yetersiz bulunduğu görülmektedir. Kararda özellikle “Class A ölçüm cihazı kullanılması” ve “harmonik spektrum analizinin detaylı yapılması” gerekliliği vurgulanmıştır.

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin 2023/2547 sayılı kararında, bir veri merkezinde yaşanan kesinti sonrası voltaj dalgalanmasının neden olduğu hasarlar incelenmiştir. Kararda, dağıtım şirketinin IEC 61000-4-30 standardında belirtilen gerilim olayı kayıt özelliklerine sahip cihazları bulundurmaması ve olay kayıtlarını tutmaması ağır kusur olarak değerlendirilmiştir.

Bu kararlar ışığında, voltaj dalgalanması davalarında teknik kusur tespiti için aşağıdaki adımların izlenmesi önem taşımaktadır:

  1. Olay anına ait SCADA kayıtlarının temini
  2. EN 50160 standardına uygun bağımsız ölçüm yapılması
  3. Harmonik analiz raporlarının hazırlanması
  4. Geçici rejim analizlerinin gerçekleştirilmesi
  5. Koruma koordinasyon çalışmalarının incelenmesi

Kusur tespitinde önemli olan bir diğer teknik konu ise koruma koordinasyonudur. IEC 60364 standardı, alçak gerilim tesislerinde koruma koordinasyonunun nasıl yapılması gerektiğini belirlemektedir. Dağıtım şirketlerinin bu standarda uygun koruma sistemleri kurması ve düzenli bakımını yapması gerekmektedir.

Önleyici tedbirler kapsamında, tüketicilerin voltaj regülatörü, UPS sistemleri ve koruma röleleri gibi ekipmanlar kullanması önerilmektedir. Dağıtım şirketleri açısından ise şebeke güçlendirme çalışmaları, otomatik gerilim regülatörleri ve SCADA sistemlerinin kurulumu gibi yatırımlar önem taşımaktadır.

Sonuç olarak, voltaj dalgalanması davalarında başarılı bir sonuç için teknik standartların ve mevzuatın iyi bilinmesi, ölçümlerin standartlara uygun yapılması ve kusur tespitinin doğru teknik metotlarla gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Gelecekte, akıllı şebeke teknolojilerinin yaygınlaşması ve yasal düzenlemelerin güncellenmesiyle bu tür sorunların azalması beklenmektedir.

Aklınıza takılan konular ile ilgili iletişim numaralarından mail adresinden bize ulaşarak bilgi alabilirsiniz.

Mühendislik alanlarında uzman ekibimizle danışmanlık, raporlama hizmeti verilmektedir.

Bültene kaydol.

Yayınlanan makalelerden ve haberlerden ilk senin haberin olsun.

Aklınıza takılan her türlü konu ile illgili.

Bizi Arayın  0312 514 14 13